GÜNEŞLENMEK VE BRONZLAŞMAK

Ayazağa Derman Tıp Merkezi - Güneşlenmek

Güneşten korunma, yalnızca deniz kıyısı ve plajlarda değil, açık havaya çıktığınız sürece gerekmektedir. Özellikle yaz mevsiminde direkt güneş ışınlarına maruz kalmasanız bile yansıyan ışınlar size zarar verebilir. Açık havada uzun süre kalıyorsanız mevsim ne olursa olsun korunmayı ihmal etmemelisiniz.

Ultraviyole ısınlarının en güçlü olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında güneşe çıkmamaya ve açık hava aktivitelerini mümkün olduğunca sınırlandırmaya çalışmalıyız. En az 30 koruma faktörlü bir güneş koruyucu kullanmalıyız. Terleme ya da yüzme sonrasında koruyucular iki saatte bir sürülmelidir. Kullanacağınız güneş koruyucuda UVA-UVB filtreleme özelliği olmalıdır. Deri yaşlanmasında, güneş yanıklarında ve kanser oluşumunda etkili olan UVA ya karşı da etkili olması için en az 30 faktörlü olması yanında titanümdioksit ve zinc oksit gibi maddeleri içermesi de önemlidir.

Güneş ışınlarının zararlı etkileri su içinde bile oluşabiliyor. Dolayısıyla korunmasız bir şekilde suda bulunmamaya dikkat edin. Açık havada kol ve bacaklarınızı kapatan, acık renkli, uzun ve ince, terletmeyen pamuklu giysileri tercih edin. Geniş kenarlı, enseyi ve kulaklarınız da koruyacak özellikteki şapkaları kullanın. Katarakt oluşma riskini azaltmak için UV korumalı güneş gözlüklerinden yararlanın. Cilt üzerindeki harabiyetin çoğu 18 yaşına kadar geliştiğinden çocuğunuzun cildini korumak için küçük yaşlardan itibaren güneş koruyucu kullanmasına dikkat gösterin.

Güneşlenmek, değişik dalga boylarında ultraviyole radyasyonuna maruz kalmak demektir. Kişilerin güneş ışınlarından etkilenmesi; cilt rengini, güneş ışınlarına hangi mevsim ve hangi saatlerde ve ne süreyle maruz kaldığına bağlıdır. Açık tenli kişilerin en az 30, buğday tenlilerin en az 20 koruma faktörlü ürünler kullanması gereklidir. Güneşten koruyucuların en az 2 mm kalınlığında bir tabaka halinde sürülmesi ve emilimi için de güneşe çıkmadan 30 dk önce önerilir. Ürünler suya ve terlemeye karsı dirençli özellikte olmalıdır. Tatile gidenler güneş ve denizin tadını çıkarmaya çalışırken önlem almazsa cilt yanıklarına ve diğer birçok problemlerle karşılaşabilirler. Bronz bir tene sahip olmayı herkes ister ancak güneşin ultraviyole ışınlarına uzun süre maruz kalmak güneş yanıkları; deri kanseri ve derinin çabuk yaşlanması gibi önemli sağlık sorunlarına neden olabilir. Yüz, göğüs ve kollarda kırışıklıklar, çiller, güneş lekeleri bacak ve kollarda beyaz lekeler, deride kuruluk, kaşıntı, kılcal damarlarda çatlama meydana gelebilir. Aynı zamanda cilt kanserlerine neden olabilir.

ÇOCUKLARIN CİLDİ DAHA HASSASTIR…

Çocukların cildi yetişkinlere oranla daha hassastır. Bu nedenle özellikle açık tenli, sarışın, çilli ve benli çocuklar güneşe karşı dikkatli olmak zorundadır. Bu çocuklar yazın çok kısa süreli bile güneşe çıkacak olsalar, koruyucu kremler kullanmalıdırlar. Güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde güneşe çıkılmamalıdır. Göz sağlığı için güneşli havalarda UV korumalı güneş gözlüğü kullanmalıdırlar. Çocuklarda güneş yanıklarına sıklıkla rastlanılmaktadır. Bu nedenle çocuklar için üretilmiş yüksek koruma faktörlü koruyucu kremler kullanılmalıdır.

Çok sıcak havalarda ve rutubetin arttığı durumlarda normal vücut ısısı ortama 36-37 derece iken 40-41 dereceye kadar yükselebilir. Bu durumda hücrelerimiz, özellikle beyin hücrelerimizde tahribat oluşur. Beyindeki ısı regülâsyon merkezi fonksiyonu bozulur. Güneş çarpması dediğimiz ciddi sorunlar ortaya çıkar. Aşırı sıcakta kalan birisi yeterince su içse bile tuz kaybını yerine koyamayacağı için sıcak krampları oluşabilir. Karın ve bacaklarda ağrı, bulantı, tansiyon düşmesi, hızlı dolgun nabız, nemli soluk deri belirtileri görülebilir.

 Daha ileri durumlarda ise %20 oranında olum görülür. Sinir sisteminde kalıcı hasarlar oluşabilir. Bu durumda hastalar hemen serin ve hava akımı olan bir yere alınmalı, sıkı giysiler gevşetilmeli, hastanın solunumu kontrol edilmeli, gerekirse hava yolu açılıp suni solunum yapılmalı, hastaya su veya vantilatörle ateşi 39 dereceye düşene kadar soğutma işlemi yapılmalı. Serinlemek için alkollü içecekler kullanılmamalı bunlar önce serinletir sonra vücudun su kaybını arttırırlar. Sulu yiyecekler tercih edilmeli yağlı ağır yemeklerden kaçınılmalı, ince açık renk bol giysiler giyilmeli sık sık duş yapıp serinlemeye çalışılmalı, kapalı park edilmiş araç içinde kalınmamalı.