MEME HASTALIKLARI

Ayazağa Derman Tıp Merkezi - Meme Hastalıkları

Bir Tarama Testi Olarak Meme ve Mamografi

Mamografi, meme muayenesi esnasında memede şüpheli bit kitle bulunması durumunda bu kitlenin yerinin ve niteliklerinin belirlenmesi amacıyla yardımcı bit yanı testi olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bununla beraber meme kanseri açısından hiçbir risk faktörü bulunmayan, hiçbir şikâyeti olmayan ve yıllık yapılması önerilen meme muayenesi normal bulunan kadınlarda da belli aralıklarla meme kanseri tarama testi olarak rutin mamografi önerilmektedir. Mamografi "normal” olarak rapor edildiğinde gerçekten bir sorun olmama ihtimali %90’lara varmakta, bu da mamografinin ne kadar etkili bir tarama testi olduğunu göstermektedir.

Bu aşamada öncelikle belirtilmesi gereken bir konu mamografi incelemesine mutlaka dikkatli bir meme muayenesinin de eklenmesinin erken tanı olasılığını artırma açısından son derece önemli olduğudur. Bu meme muayenesi bu konuda tecrübeli bir Genel Cerrahi Uzmanı tarafından gerçekleştirilir.

Neden Rutin Mamografi?

Meme kanseri kadınlarda nispeten sık görülen bir kanser türüdür. Ülkeden ülkeye yapılan istatistikler farklılık gösterebilmekle beraber çoğu ülkede kadınlarda kansere bağlı ölüm nedenleri arasında meme kanseri akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı almaktadır. İstatistikler her 12 kadından birini hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanacağını ve hastalığa yakalanan her 25 kadından birinin bu nedenle hayatını kaybedeceğini göstermektedir. Tarama testlerinin amacı bir hastalığın ortaya çıkacağını önceden anlamaya çalışmak veya hastalığı erken evresinde yakalamaktır. Bu, hastalığa bağlı ortaya çıkacak sorunların azalmasına önemli katkılarda bulunur. Mamografinin kadınlara belli aralıklarla yapılmasının doktorlar tarafından şiddetle önerilmesi, bu tarama testi sayesinde meme kanserinin erken tanınabilmesiyle hastalığa bağlı ölüm riskinin %20-70 oranında azaltılabilmesidir.

Rutin Mamografi Ne sıklıkla yapılmalıdır?

Günümüzde tarama amaçlı mamografinin meme kanseri açısından risk faktörü bulunmayan kadınlara 40 yaşında başlanması, 50 yaşına kadar 2 yılda bir, daha sonra yılda bir uygulanması önerilmektedir. Her yıl yapılan rutin muayeneler esnasında yapılan meme muayenesinde bir sorun saptanması durumunda veya kadının her ay kendi yaptığı meme muayenesi esnasında bir sorun saptaması ve bu sorunun doktor muayenesiyle doğrulanması durumunda mamografi yenilenir.

Otuz yaşından daha genç olan kadınlarda bir yandan meme dokusunun yoğun olması nedeniyle görüntülemenin zor olması, öte yandan meme kanseri görülme olasılığının oldukça düşük olması nedeniyle bu yaş grubundaki kadınlara rutin mamografi önerilmez.

Genç bayanlarda meme dokusundaki sorunlar genellikle meme muayenesi ve meme ultrasonografisiyle aydınlatılır.

Ailesinde meme kanserli birey bulunan veya meme kanseri geliştirme açısından çeşitli risk faktörleri olan kadınlarda rutin mamografi aralıkları Genel Cerrahi Uzmanı’nın belirlediği şemaya göre uygulanır.

Mamografi meme dokusunun röntgen ışınlarıyla görüntülenmesidir. Genel amaçlı radyoloji tüplerinde değişiklikler yapılarak, hastanın daha az X ışını alması sağlanmaya çalışılmıştır. Kullanılan cihaza bağlı olarak otururken ve ya yatarken memenin değişik yönlerden görüntüleri alınır. Çekim sırasında memenin baskılanmasına bağlı rahatsızlık hissi oluşabilir.

Mamografi belli yaştan sonra tarama testi olarak, memede bir kitle ele geldiğinde, meme başında akıntı görüldüğünde, meme başının çekintiyle uğramasında, meme derisindeki değişikliklerde, meme biyopsisi için patolojinin yerini belirlemek amacıyla kullanılabilir.

Kadınların 70 yaşına kadar %13’ünde meme kanseri çıkma riski bulunmaktadır. Meme kanseri erken teşhis edilirse büyük oranda (%80-90 arası) tedavi edilebilir. Bu nedenle mamografinin meme kanserinin erken teşhisinde bir tarama testi olarak önemi büyüktür.

MEME AĞRISI ve ŞİKÂYETLERİ

Meme ağrısı (mastalji-mastodini) en sık görülen meme rahatsızlığıdır. Meme şikâyeti ile başvuran hastaların yarısını oluştururlar. Meme ağrısının net bir tanımı yoktur. Ancak menopoz öncesi hanımların büyük kısmında görülen bir şikâyettir. Kişilerin mesleki, sosyal ve psikolojik hayatlarını etkileyen bir sorundur. Meme ağrısı kronik bir durum olabilir, uzun yıllar devam edebilir. Sigara kullanımı, kafein tüketimi, stres ve egzersizin ağrıyı arttırdığı bilinmektedir.

Meme ağrısını ikiye ayırmak mümkündür;

Doğurgan çağdaki bayanlarda, adetten birkaç gün önce başlayan, adetten sonra kaybolan ya da azalan ağrıya döngüsel ağrı denir. Bu ağrı genelde her iki memede görülebilir. Aynı taraf koltukaltlarına ve kola yayılabilir. Menopozla birlikte kaybolur.

Bu döngüsel ağrıya memeyi etkileyen hormonlar arasındaki ilişkinin düzensizliğinin sebep olduğu kabul ediliyor. Bu düzensizlik klinikte fibrokistik değişiklikler olarak tespit edilebilir.

Diğer ağrı şekli adet ile ilişki göstermediğinden döngüsel olmayan meme ağrısı olarak isimlendirilebilir. Daha çok 40 yaşın üzerindeki bayanlarda görülür. Bir memede ve hep aynı yerdedir. Bu ağrının altında memede kist, kanal genişlemesi, bazı meme hastalıkları, göğüs duvarının kas ve kemiklerinden kaynaklanan ağrı ve sinir ağrıları bulunabilir.

Meme ağrısının en sık sebebi memedeki yapısal değişiklikler (fibrokistik değişiklikler), kistler ve iltihaplardır. Kanserin meme ağrısına yol açması pek olağan değildir (kanserin %1-2’sinde ağrı olur).

Ağrının kanseri düşündürmesi için meme akıntısı da beklenir. Meme ağrısı ile başvurulan 35 yaşın altındaki hastalarda muayene sonrası meme ultrasonu yapılır. 35 yaşın üzerindeki hastalarda ultrason ile birlikte mamografi de yapılır. Tedavi gerektiren bir hastalık tespit edilmediyse ağrılı dönemlerde ağrı kesiciler vermek, çikolata, kahve ve kolalı içeceklerden sakınmak ve stresten uzak durmak yeterli olabilir. Çoğu kere hastaların kanser endişesini gidermek, ağrıların da bir şikâyet konusu olmaktan çıkmasını sağlayabilir. Bazen hormon dengesizliğini gidermek için hormon ilaçları kullanılabilir.

Bütün araştırtmalara ve tedavi seçeneklerine rağmen döngüsel ağrıların %90’ı döngüsel olmayan ağrıların %60’ı tedavi edilebilmektedir.

Mememde ağrı var. Kötü bir hastalık mıdır?

Meme ağrısının sebebi genellikle memenin hormonlar etkisi altında aylık değişimlerinden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple, ağrılar bazen tek memede görülüp, adetle azalmazlar, koltukaltına ve kola yayılabilirler. En fazla 30-45 yaş aralığında görülürler, menopozla kaybolurlar. Adetlerle ilgili olmayan ağrılar da görülebilirler.

Memede bir ağrı durumunda hekim muayenesi ve gerekli tetkikler yapılır. Ağrının altından bir meme kanseri çıkma ihtimali pek yüksek değildir.

Bebeğimi emziriyorum. Memelerimde ağrılar başladı. Ne olabilir?

Emziren bayanlarda en sık rastlanan rahatsızlık meme başında çatlaklar olması ve memenin iltihaplanmasıdır. Meme başı çatlağı emzirme esnasında tahrişten kaynaklanır. Bazen kan sızıntısına ve şiddetli ağrıya sebep olabilir. Tahrişin azaltılması ile tedavi edilir. Ama bazen bu çatlaklardan süt kanallarına giren mikroplar memenin iltihaplanmasına sebep olur. Bu durumda da ateş, titreme, memede ağrı, kızarıklık ve şişlik oluşur. Erkenden teşhis ve tedavi edilirse kısa sürede düzelir. Geç kalınırsa meme apsesi gelişir ve ameliyatla apsenin boşaltılması gerekir.

Memenin başından akıntı geliyor. Ne yapmalıyım?

Meme başı akıntıları memenin hormonlar etkisi altında ürettiği salgıları olabileceği gibi bir kanserin belirtisi de olabilir. Akıntı eğer bir memenizde ise, kendiliğinden akıyorsa, kanla karışık görünümü varsa ve kitle ile beraberse üzerine özellikle gitmek gerekir. Akıntının sebebi süt salgısını sağlayan hormonların fazlalığından, süt kanallarını tıkayan bir papillomdan (et beni) veya meme kanserinden olabilir. Dikkatli bir muayene, görüntüleme yöntemleri ve sıvının incelenmesi teşhiste yardımcıdır.

Mememde elime kitle geldi, endişe ediyorum.

Memede her ele gelen kitle üzerine düşülmesi gereken bir hastalıktır, ancak her zaman kötü bir hastalık anlamına gelmez. Genç bayanlarda memede görülen kitleler daha çok fibroadenom dediğimiz selim bir hastalıktır. Orta ve ileri yaştaki bayanlarda ise ilk önce meme kanserini düşünmek gerekir. Her iki durumda da meme ultrasonu ve/veya mamografisi büyük oranda teşhis koydurur.

Meme kanseri teşhis edilince memeyi almak gerekir mi?

Kanser tedavisi geliştikçe meme kanserinde de ameliyatlar küçüldü. Günümüzde mümkün olduğunca meme korunarak kanserli doku çıkarılıyor. Bunun için uygun vakalarda ameliyat öncesi ilaçla (kemoterapi) ya da ışınla (radyoterapi) kanser küçültülüp daha küçük meme dokusu çıkarmak da mümkün oluyor. Ama ilerlemiş vakalarda tedavi etmek için memeyi tamamen almak gerekebilir.

Bu sebeple erken teşhis edilen meme kanserinde tedavi çok daha başarılı olup memeyi kaybetmeden sağlığınıza kavuşabilirsiniz.

Menopoza girdim.  Kontrol için mamografi yaptırmalı mıyım?

Menopoz sonrası, daha sonraki tetkiklere esas olması için muayene ve kontrol mamografisi yapılması gerekir. Eğer menopoz sebebiyle hormon tedavisi planlanıyorsa meme muayenesi ve mamografi şarttır.